Başka Bir Sema Var ⎜There is Another Sky

Başka Bir Sema Var

9-28/5/2018

Açılış: 9 Mayıs, 18:00

Kültürpark / Sanat Atölyeleri (Açık hava tiyatrosu yanı)

“Bu gümbürtüden, arkamızdan gelecek hayat oluşuyordu şu anda ve arkamızdan gelen bu hayat bizi yavaş yavaş yok edecekti, tıpkı bizim, bizden çok önce var olanı yavaş yavaş yok ettiğimiz gibi.”*

Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü’nün web sitesinde yer alan bir haberde, yolculuk hikâyesinden bahsedilen 35 yaşında ve bir anne olan Libya vatandaşı Nisseren, ülkesindeki savaş sonucunda 2011’de Libya’dan Suriye’ye kaçıp kendini yeni çatışmalar içinde bulunca, Dera, Ürdün, Mısır ve Libya’da yaşamını sürdürme şansı aradı. Son olarak, yaşamının kendisini takip etmeyeceği umuduyla, her şeyin daha iyi olacağını düşündüğü Avrupa’ya ulaştı.

İzmir’de güncel sanatın izini alternatif alanlarda görsel sanat etkinlikleriyle sürecek ve sanat severlere sunacak olan Monitor ilk sergisinde, “hayatta kalmak için kaçtığınız yer, yakın gelecekte kaçacağınız yere dönüşseydi ne yapardınız?” sorusu üzerinden, güvenli addettiğimiz topraklar ve onlara giden rotadaki yolculuklara odaklanıyor. Ege ve Akdeniz’deki mülteci ve göçmen hikâyelerini konu edinen serginin sanatçıları, dünyanın pek çok yerinde gerçekleştirilen sergilerde yer alan, güncel sanatın önemli isimlerinden Halil Altındere ve Nikolaj Bendix Skyum Larsen.

Halil Altındere, ilk kez 2016 yılında, Berlin Bienali’nde gösterilen videosu “Homeland”de, Berlin’de yaşayan  Suriyeli müzisyen Muhammed Abu Hajar’ın hikâyesi üzerinden Suriye’den Avrupa’ya ulaşmaya çalışan tüm mültecilerin yaşamından anları ve mücadelelerini, kimi zaman kurgusal kimi zaman gerçek görüntülerle sunuyor. Savaşın darmadağın ettiği Suriye’de başlayan, Ege sahilleri ve İstanbul Yerebatan Sarnıcı’ndan geçip, Macaristan üzerinden Berlin Hauptbahnhof’a ve bugünlerde çok sayıda mülteciye ev sahipliği yapan Berlin Tempelhof Havaalanı’na uzanan video, Türkiye ve tüm dünyayı yeniden şekillendiren bir krizi, gerçek hayattan sahnelerle, kurguyu gerçekle harmanlayarak aktarıyor.

Giderek karmaşıklaşan dünyada göç meselesini odağına alan Nikolaj Larsen’in 2017’de ürettiği ve 2033 yılında geçen “Quicksand” isimli çalışmasında, Jason isimli karakterin Akdeniz’deki yaşam mücadelesine tanık oluyoruz. Jason’ın bakış açısından izlediğimiz video, üretim endüstrisinin bittiği, iş güvenliğinin tarihe karıştığı, kötü çalışma koşullarındaki işler için insanların birbiriyle yarıştığı bir Avrupa’da geçiyor. Mali çöküş, birbiri ardına kapanan hastaneler ve devlet okulları, nadiren çalışan trenler gibi olguların artık hayatın olağan parçasına dönüştüğü ve aşırı sağın giderek söz sahibi olup insanların düş kırıklığından faydalanarak onları göçmenlere karşı kışkırttığı Avrupa’da sınırlar kapatılmıştır. İnsanlar Avrupa’dan ayrılma umuduyla başka bir yerde yeni bir yaşama başlamak için insan kaçakçılarına başvurmaktadır ve bir eş ve baba olan Jason da giderek artan bu toplu göçe katılmaya karar verir. Jason’ın yolculuğu teknenin alabora olmasıyla son bulur ve onunla birlikte birçok göçmenin açık denizde hayatta kalma mücadelesi başlar. Jason suyun içinde batmamaya çalışırken yaşamı gözlerinin önünden geçmeye başlar. Thomas Browne’ın var olan her şeyde bulunduğunu iddia ettiği, sürekli tekrarlanan ağ dokusu, Nisseren’in yaşamında olduğu gibi, iki farklı karakter üzerinden, farklı zamanlarda, aynı denizde geçen ve ortak bir gökyüzüne ulaşılmaya çalışılan yolculuklarda da kendini gösterir. Bu bağlamda, Larsen’in “Quicksand”inde Berlin’den geldiğini söyleyen Sayid’in, Altındere’nin “Homeland” videosunda gördüğümüz Berlin’e ulaşan mültecilerden biri olabileceğini düşünmek yanlış olmayacaktır.

9 Mayıs’ta Kültürpark Sanat Atölyeleri binasında açılacak olan “Başka bir sema var” isimli sergi, 28 Mayıs’a dek görülebilir.

*W.G. Sebald, Vertigo, çev. H. Demirel, İstanbul 2015, s. 65

//

There is Another Sky

9-28/5/2018

Opening: 9 May, 18:00

Kültürpark / Art Studios (Next to the open air theatre)

The Monitor which is a non-profit video and film screening organization based in İzmir opens its first exhibition entitled “There is Another Sky” on May 9 with the participation of Halil Altındere and Nikolaj Bendix Skyum Larsen. Without a stable space, Monitor aims to organize contemporary art oriented screenings in cooperation with present art spaces and alternative exhibition areas. Exhibiton can be visited in art studios in Kültürpark until May 28.
“For sometime now I have been convinced that it is out of this din that the life is being born which will come after us and will spell our gradual destruction, just as we have been gradually destroying what was there long before us. ”*
In a report on the website of the UN Refugee Agency, a 35-years-old mother and Libyan citizen Nisseren’s journey story was mentioned. She fled to Syria because of the war in her country but upon confronting the same catastrophy in there, she sought a chance to survive in Daraa, Jordan, Egypt and Libya. Finally, hoping her life would not follow her, she arrived in Europe in which she had thought everything would be better.
Monitor, which traces contemporary art in İzmir with visual art events in alternative areas and presents to art-lovers, at its first exhibition, focusing on lands that we assume safe and journeys on the route to them by way of asking that “what would you do if the place where you ran to survive turns into one where you ran from in the near future?” Halil Altındere and Nikolaj Bendix Skyum Larsen, two of the most significant figures of contemporary art and are involved in many exhibitions around the world, are participant artists of the exhibition pointing out refugee and immigrant stories in Aegea and Mediterranea.
Halil Altındere, in his video, “Homeland”, first shown at the Berlin Biennale in 2016, presents moments and strivings from the life of all refugees trying to arrive in Europe from Syria with images sometimes fictional and sometimes real through the story of Muhammed Abu Hajar, a Syrian musician living in Berlin. The video begins in Syria that has been devastated by the war, passes through Aegean costs and İstanbul Basilica Cistern, then via Hungary reaches to the Berlin Hauptbahnhof and the Berlin Tempelhof Airport hosting many refugees nowadays and so it conveys a crisis that reshapes Turkey and the entire world with scenes from real life by combining fiction with reality.
Nikolaj Bendix Skyum Larsen’s video work “Quicksand” (2017) is set in 2033. We witness a fragmented story from the point of view of Jason, a man fighting for his life in the Mediterranean Sea. The work amplifies tendencies within present-day EU. The manufacturing industry is long gone. Job security is a thing of the past and people are competing for work that is poorly paid and on a casual basis. The economy has imploded, hospitals and state schools are closing, trains rarely run. Politically, the far right has become increasingly influential, taking advantage of people’s frustrations to stoke resentment against immigrants. Throughout Europe, borders have been closed.
It is against this backdrop that Jason, a husband and father has decided to join the ever-increasing exodus. People are employing smugglers to help them leave Europe in the hope of starting a new life ‘somewhere else’. Jason’s journey ends when the boat he is in capsizes and he and many other would-be migrants are struggling to survive in the open sea. As Jason struggles in the water, his past comes to him in flashes; his life and journey revisited in fragments. Quicksand was made in collaboration with composer/sounddesigner Mikkel H. Eriksen and writer/artist Duncan Pickstock.

The “Quincunx Pattern” claimed to be present in every existent thing and continuously repeated by Thomas Browne, also manifests itself on journeys which occur in the same sea and attempt to reach a common sky by two different characters at different times, as like as in Nisseren’s life. In this context, it would not be wrong to think that Sayid, who said that he came from Berlin in Larsen’s “Quicksand”, could be one of the refugees arriving in Berlin we saw in Altındere’s “Homeland” video.
The exhibition called “There is another Sky” is opened in Art Studios in Kültürpark on May 9 and can be visited until May of 28.
During the exhibition, a series of conferences on migration and refugees routes will be conducted. One of these conferences will take place between the exhibition artist Halil Altındere and academician artist Borga Kantürk.